İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki Usulsüz Atama Yargıdan Döndü

İstanbul Büyükşehir Belediye yönetimi tarafından Teftiş Kurulu Başkanlığına yapılan usulsüz Müfettiş atamasına yönelik Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneğince yapılan iptal başvurusu üzerine, Istanbul 13. İdare Mahkemesinde görülen davada “müfettiş unvanına ve atanma şartlarına haiz olmayan iç denetçinin ‘atama gerekçesi olan 375 KHK 18. md mülga oluşu ve muhasebe denetmenliğine sınavla girmemesi’ nedeniyle müfettiş olarak atanmasının hukuka uygun bulunmadığı ” sonucuna varılarak atamaya esas 14.01.2020 tarihli idari işlemin iptaline karar verilmiştir.

Özetle;
Atama onayındaki mülga ve esasen atıf yapılan atama gerekçesi olarak Belediye başkanlık onayında yer verilen KHK’daki geçici madde hükmünün belirlenen tarihler aralığında yeni yönetim sisteminden kaynaklanan idari düzenlemeler ve kamudaki yapilanma çalışmaları kapsamında merkezi idareye bağlı idarelerdeki bazı unvanlardaki yönetici ve denetim elemanlarına yönelik olması cihetiyle mahalli idare organlarını yani belediyeleri de kapsamadığı gerçeği ve gerekçesinin yanısıra; esasen Müfettişliğe giriş usul ve şartlarını düzenleyen mahalli idareler norm düzenlemesine ilişkin çerçeve yönetmelikteki açık ve amir hükümler ile Istanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu yönetmenliğindeki temel usul ve esaslar çerçevesinde söz konusu atama işleminin hukuk- yasal ilkelere uygun olmadığı doğrultusunda İstanbul 13. İdare Mahkemesince hüküm tesis edilmiştir.

Böylece Mahkeme kararı ile yarışma ve yeterlik sınavına girmek suretiyle müfettişlik unvanına hak kazanmayan ve geçmiş dönemlerinde kazanılmış müfettiş unvanıyla denetim faaliyetlerinde çalışma deneyimi olamayanların durum ve sıfatları ne olursa olsun müfettiş olarak atanamayacakları hususu işbu mahkeme kararıyla da teyit edilmiştir.

Ayrıca;
Kariyer bir meslek olan müfettişliğe meslek mensubu dışından ve usul ve esaslara aykırı olarak yetkili makam tarafından (Büyükşehir Belediye Başkanı) müfettiş olarak ataması yapılan kişi Kurul Başkanı onayı ile bir çok araştırma, inceleme ve soruşturmalarda görevlendirilmiş, bu kapsamda yapılan denetim faaliyetleri ve soruşturmaların sonucunda geçmiş dönemde üst yönetici olarak da görev yapmış olan bazı kamu görevlilerine (Büyükşehir Belediyesi yetkilileri) disiplin cezaları verilmiş, 4483 sayılı Kanuna göre işlemler başlatılmış ya da Cumhuriyet savcılıklarına bildirimlerde bulunulmuştur.
Yine Büyükşehir belediye görevlilerine yönelik kamu zararları iddiaları ötesine bile geçilerek bir takım iddia ve suçlamalarda bulunulmuş, kişilerin hak ve hukuk güvenlikleri bir yana bırakılarak söz konusu iddialar sübut bulmuşcasına, masuniyet karinesi de ihlâl edilerek medya mecralarında paylaşımlara konu edilmiştir.

Şübhesiz hukuken müfettiş sıfatını haketmedigi gerçeği idari yargı kararıyla da teyit edilen bu kişinin müfettiş sıfatıyla yaptığı iş, işlem, denetim faaliyeti ve bunlara dayalı verilen kararlarda ortaya çıkan sonuç bağlamındaki kişi hak, hukuk ve menfaatinin ihlali ve vaki mağduriyetler ile bu bağlamdaki maddi-manevi zararların en önemlisi de kamusal yetki ve kaynağı temel normlara aykırı bir şekilde kullananların ve yine bu tarz kullanımlara bağlı olumsuzlukların sorumluluğununun Teftiş kurullarının tüzel kişiliklerine ve bağımsız yapı ve işleyişine yüklenmemesi ve kurumsal kariyer yapılarının zarar görmemesi açısından bu tarz müdahale ve açıklamaların meşruiyeti ve haklılığı da bir kez daha ortaya çıkmış olmaktadır.

Sonuç olarak;
Haklı mücadelemizin sonucunda mesleki anlamda yargısal evrende önemli bir başarı elde edilmiştir. Böylece kariyerin ve liyakatın önemi yargısal teyitle de bir kez daha perçinlemiş oldu.
Bundan sonraki çalışmalarımızda benzer usulsüz atamalarda da aynı refleks ve reaksiyonu göstereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Kamuoyunun dikkat ve bilgilerine saygılarımızla sunarız.
Yönetim Kurulu

Müfettiş Raporlarının Medyada Yer Almasına Dair Kamuoyuna Yönelik Basın Açıklaması

Demokrasinin beşiği yerel yönetimlerimizde yapılan iş ve işlemlerin müfettişler tarafından tam bir tarafsızlık içerisinde objektif, hakkaniyete ve hukuka uygun olarak denetim hizmetleri icra edilmektedir.

Soruşturmaların, hukuka uyarlı, hakkaniyet ve tam bir objektiflikle işlem görmesi tüm paydaşlarca beklenendir.

Son yerel seçimlerden sonra Büyükşehir Belediyelerimizde denetim faaliyetlerinin ulusal medyada yer aldığı görülmektedir. Yapılan raporların haberleştirilmesi nedeniyle Müfettişler üzerinden, kendilerinden bir önceki dönemde usulsüzlük ile yolsuzlukların üzerine gidildiği şeklinde oluşabilecek bir algının teftiş kurullarını siyasileştireceği, bu halden denetim hizmetlerinin güvenirliğini yıkmamak ve yargısal hukuku engellemek adına şiddetle kaçınılması gerektiği ortadadır. 

Ayrıca, Müfettişlerin kariyer yapılarının medya üzerinden paylaşılan soruşturma raporlarının siyasi yapıların öznesi yapılmak suretiyle bir tartışma alanı haline getirilmesi ve denetim faaliyetlerinin üzerinde bu nedenle baskı oluşturulması üzülerek müşahede edilmektedir.

Soruşturma dosyalarının medyaya sevkinin durdurulması ile soruşturma konularının kendi mecrasında, tam bir güvenle, ilgili birimlere ulaştırılmasının sağlanılması elzemdir. 

Teftiş görevleri nedeniyle müfettişlerin çalışmalarında ulaştıkları kanaat ve sonuçların, soruşturmalarda ilk adım hüviyeti anlamını taşıdığı kesin hüküm içermediği ve bu nedenle yargı aşamasında işlem görmeyen çalışmaların kamuoyu ile “bir sonuca ulaşılmış ve hüküm tesis edilmiş gibi paylaşılması” müfettişlik tekniği içeren raporların anlaşılamamasına ve üyemiz müfettişlerin yanlış değerlendirilmesine sebebiyet vereceği açıktır.

Bu itibarla; Büyükşehir Belediye Başkanlarımızın bu noktada tedbir alacağına ve bizzat kendi sevk ve idarelerinde görev yapan müfettişlerin denetim etkinliklerinin zayıflatılmaması, siyasi mülahazalara konu edilmemeleri hususunda gerekli adımları atacaklarına dair kuvvetlice inanç taşıyoruz.

Belediye Başkanlarımızdan bu manada beklentimiz; ülkemizin en köklü müesseseleri olan teftiş kurullarının yıllardır oluşturduğu ve çok kıymetli olan “teftiş güvenirliğinin” medyada özne yapılmasının önüne geçmeleridir.

Derneğimizin, üyelerinin medya üzerinden tartışma konusu yapılmasının önüne geçilmesi noktasındaki hukuki hakları saklıdır.

Saygıyla kamuoyunun dikkatine sunulur.

Süleyman Hacıcaferoğlu 

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneği 

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneği 5. Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneğinin (MUFETDER) 5. Olağan Genel Kurul Toplantısı, dernek üyelerinin yoğun ilgisi ve katılımıyla 25 Kasım 2019 Pazartesi günü gerçekleştirildi.

Kasımpaşa Ek Hizmet Binası Florya Eğitim Salonunda düzenlenen kongrede konuşan MUFETDER Genel Başkanı Süleyman Hacıcaferoğlu, dernek faaliyetleri hakkında bilgi vererek, teşkilatlanmada önemli başarılar elde ettiklerini ve müfettişlerin 16 büyükşehir belediyesinde örgütlü olduğunu söyledi.

Denetim hizmetleri için her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirten Hacıcaferoğlu, büyükşehir müfettişlerinin belediye kanunlarında zikredilmemelerine, özel hizmet tazminatına, norm kadro ve silah yönetmeliğindeki eksiklere dikkati çekti.

Hacıcaferoğlu, bu problemlerinin giderilmesi için siyasi partilerin karar mekanizmaları nezdinde çalışmalara devam edeceklerini ifade ederek konuşmalarını tamamladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Teftiş Kurulu Başkanı Abdullah Aydın ise derneğin yeni yönetim kurulunun, mevcut sorunların giderilmesi için gayretli olacağına inandıklarını ve bu noktada İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak kurumsal destek vereceklerini ifade etti.

5.Olağan Genel Kurulu, MUFETDER’in yeni yönetim kurulunun seçilmesiyle nihayete erdi.

Yenileniyoruz…

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneği web sitesi yenileniyor. Lütfen tekrar ziyaret etmeyi unutmayınız.

Kentsel Dönüşüm Paneli düzenlendi

Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneği (MUFETDER)  Belediye Başkanlarının uygulamalarını aktardıkları Kentsel Dönüşüm  Panelini düzenledi.

Mufetder tarafından düzenlenen “Kentsel Dönüşüm ve Uygulamalarında Çeşitlilik” paneli 18 Nisan Çarşamba günü Üsküdar Bağlarbaşı Kültür ve Kongre Merkezinde yapıldı.

Moderatörlüğünü Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof Dr Recep Bozlağan’ın yaptığı panelde; Çevre ve Şehircilik Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürü Bülent Babaoğlu, İBB Meclis İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş, Pendik Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin, Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Beyoğlu Belediye Başkanı A.Misbah Demircan ve Kadıköy Belediye Başkanı Av Selami Öztürk adına Kentsel Dönüşümden sorumlu Belediye İmar Müdürü Erol Özyurt konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açılış konuşmasında Müfetder Genel Başkanı Süleyman Hacıcaferoğlu Panelle ilgili olarak; “16 Büyükşehirde faaliyet gösteren Büyükşehir Belediye Müfettişleri Derneğimiz, toplumumuzun gündeminde yer alan ve gün geçtikçe önemle yerini koruyan “Kentsel Dönüşüm”ün özelde İstanbul’da ki belediyelerimizin uygulamalarını ve uygulama çeşitliliklerini görme, deneyimlerini paylaşma ve yeni öneriler getirme anlamında tartışma ortamını sağlama için denetim elemanlarını ve belediye teknik dairelerindeki uygulamacıları bir araya getiren bir çalışma paneli düzenlemektedir. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun gereği yapılan dönüşümlerin deprem kuşağında olan ülkemiz şehirlerindeki depreme dayanıksız yapı stokunu kısa zamanda çözüm getireceğini ummaktayız. Panelde hedeflediğimiz amacımız; yaşanabilir, sürdürülebilir, ekolojik şehirlerde yaşamak insanların en temel haklarıdır düşüncesiyle bu düşüncenin tahakkuk ettirilmesi, kentsel dönüşümlerin uygulama çeşitliliği ile oluşan soruların ve sorunların cevap bulmasına zemin hazırlamak istiyoruz. Bu tarz faaliyetlerin şehirlerimizin kentsel gelişimine katkı sunacağını düşünmekteyim. Panelimiz; şimdiden başta İstanbul’umuz olmak üzere ülkemize hayırlara vesile olmasını dilerim. Katılımcı belediyelerin sayın Başkanlarına ve teşrif eden haziruna teşekkür eder saygılar sunuyorum ” dedi.

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Bozlağan, yüksek binaları mezar taşına benzeterek, “Bugün büyük iddialarla dikilen yüksek binaların, gelecekte toplumun mezar taşlarına dönüşmesini engellemek için bu süreç durdurulmalı. Yarın çok geç olabilir. Bugün büyük iddialarla dikilen yüksek binaların, gelecekte toplumun mezar taşlarına dönüşmesini engellemek için bu süreç durdurulmalı. Yarın çok geç olabilir” diyerek sözlerini tamamladı.

Panele konuşmacı olarak katılan Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can, Ümraniye’de uyguladıkları kentsel dönüşüm çalışmalarından bahsetti. Kentsel dönüşümün kötü yapı stokunun yıkılıp yerine sağlam yapı stokunun alması olarak nitelendiren Başkan Hasan Can, 2004 yılından itibaren 12 binin üzerinde İnşaat ruhsatı verdiklerini 120 bin bağımsız bölümün yenilendiği söyledi. Ümraniye’de göreve geldikleri yıldan beri hiç kaçak yapı yaptırmadıklarını da sözlerine ekledi.

“… Konutun temel perspektifinin artık rant üzerine kurulu olduğuna vurgu yapan Pendik Belediye Başkanı Salih Kenan Şahin, kentsel dönüşümde binaların depreme hazır hale dönüştürülmesinin yanı sıra zihniyetin de değişmesi gerektiğini belirtti. Zihniyet değişmeden gerçekleştirilecek dönüşümün çok maliyetli olacağını ifade eden Başkan Şahin, konuşmasına şöyle devam etti: “Maliyetlerin değişmesi için konuta bakış açımızın değişmesi gerekiyor. Konutta çocuklarımızı, kadınlarımızı, anne ve babalarımızı çok ihmal ettik. ‘Huzur evi’ kavramını kendi evlerimizden ayırarak başka mekânlara taşıyan bir anlayış icat ettik. Bunu da yükselen değer olarak ifade ediyoruz.” dedi.

Kadıköy Belediye Başkanlığı İmar Müdürü Erol Özyurt, Beyoğlu Belediye Başkanı A.Misbah Demircan, İBB Meclis İmar Komisyonu Başkanı Sefer Kocabaş’ın yaptığı konuşmalarla kentsel dönüşüm uygulamalarında çeşitlilik paneli devam etti.

Çevre ve Şehircilik İl Altyapı ve Kentsel Dönüşüm İl Müdürü Bülent Babaoğlu’nun mevzuat açısından nelerin tasarlandığı hakkında bilgi vererk sunumunu bitirdi.

İçişleri Eski Bakanı İdris Naim Şahin’in yaptığı kapanış konuşmasıyla panel sonlandı.

Panel, tekrar yeni bir faaliyette buluşma temennisiyle sona erdi.